Forex hakkinda sikça sorulan sorular

admin tarafından 27 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Forex nedir?

Forex yada Fx, İngilizce “Foreign Exchange” sözcüklerinden oluşturulmuş bir kısaltmadır. Forex ülkelerin para birimlerinin karşılıklı olarak değiştirildiği yani alınıp satıldığı küresel bir finansal piyasadır. Forex, dünyanın en gelişmiş finansal piyasasıdır. Bütün dünyada dövizlerin fiyatları bu piyasada belirlenir.

Forex piyasası nerededir?

İMKB ve New York Hisse Senedi Borsası gibi diğer finansal piyasalarından farklı olarak Forex spot piyasasının fiziksel bir mekanı ya da bir merkezi yoktur. Forex piyasası bir tezgah üstü piyasa (Over-the-Counter – OTC) ya da bir “Bankalar Arası” piyasadır. Tüm piyasa katılımcıları bilgisayarlarla bankalar arası bir ağla birbirleriyle bağlantı halindedir ve piyasa tamamen bilgisayarlarla yönetilmektedir.

Forex piyasasının işlem hacmi nedir?

Forex piyasası işlem hacmi bakımından dünyanın en büyük finansal piyasadır. Burada günlük işlem hacmi iki buçuk trilyon ile 4,0 trilyon Dolar arasında değişir. Buna karşılık dünyanın en büyük borsası olan New York borsasındaki günlük işlem hacmi yirmi milyar Dolar civarındadır.

Forex piyasalarında başarılı olmak için ne yapmalıyım?

Uzmanların hemen hepsi başarı için gereken minimum bileşenler konusunda aynı fikirdedir:

  • İyi bir teknik eğitim ve trading bilgisine sahip olmalısınız
  • Piyasaların hareketlerinin temel nedenlerini iyi kavramalısınız
  • İşlem yapmanın psikolojik yönünü iyi bilmeli ve iyi bir psikolojik kontrole ve disipline sahip olmalısınız.

Forex’te manipülasyon yapılabilir mi?

Günlük çok yüksek işlem hacmi nedeniyle Forex piyasasının manipüle edilmesi olanaksızdır.

Piyasayı nasıl izleyebilirim?

Web sitemizdeki gerçek zamanlı grafiklerden, ya da aracı kurumunuzun size sunmuş olduğu gerçek zamanlı işlem platformu aracılığı ile piyasayı izleyebilirsiniz.

Forex Piyasaları hangi günler ve hangi saatler arası açıktır?

Forex piyasalarında hafta içi her gün günün 24 saati işlem yapılmaktadır. Pazar günü Türkiye saati ile gece yarısı, Yeni Zelanda piyasası açılış yaptıktan sonra sırasıyla, Avustralya, Tokyo, Hong Kong, Singapur ve Dubai piyasaları açılır. Sabah saat 08:00’de, bu ülkelerin piyasalarının kapanmasına yakın saatlerde Avrupa piyasaları sırasıyla açılış yapar. ABD piyasasının açılış saati Türkiye saati ile 15:30′dur. ABD piyasası bizim saatimiz ile gece 12:00′ye kadar işlem görür. Ardından yine Yeni Zelanda piyasası açılır. Cuma gecesi ABD piyasasının kapanmasıyla Forex piyasaları tatile girer.

Döviz piyasalarına yön veren verilerin büyük bir çoğunluğu ABD’den gelmektedir. Bu nedenle genellikle öğleden sonra ABD piyasasının açılış yapmasıyla birlikte piyasalarda bir hareketlilik oluşur.

Forex piyasanın katılımcıları kimlerdir?

Forex piyasasının ana katılımcıları bankalar ve aracı şirketlerdir. Bireysel ya da kurumsal oyuncular, broker şirketler aracılığı ile piyasada işlem yapabilirler. Broker şirketleri kendi müşterilerinin alım/satım isteklerini yerine getirir. Büyük mevduatları olan müşteriler için bankalar kendileri de aracı kurumluk (Broker’lık) hizmetini verebilir.

Piyasayı sürekli izlemek zorunda mıyım?

Piyasayı sürekli izlemek ya da izlememek tamamen sizin seçiminizdir. Forex yatırımcıları çalışma saatlerini kendileri belirlerler. Forex piyasasında haftada 5 gün 24 saat işlem yapılabilir. Yatırımcılar finans piyasalarındaki etkinliklerini diğer işleriyle birlikte sürdürebilirler.

Ne kadar kazanç sağlayabilirim?

Forex piyasasında yatırdığınız paradan daha fazlasını kaybetmeniz mümkün değildir. Buna karşılık geliriniz asla sınırlanamaz. Kazanç ya da kayıp miktarı yatırımcının yeteneğine, bilgisine deneyimine ve aldığı riske bağlıdır.
Forex piyasasında para kazanabileceğiniz gibi para da kaybedebilirsiniz.

Forex kazancımdan ne kadar vergi ödemek zorundayım?

Arbitraj kazançları şu an için gelir vergisine tabi değildir. İleride ülkemizde de bu konuda yasal düzenlemeler yapılmasını bekliyoruz.

Kazancımı ya da tüm paramı istediğim zaman çekebilir miyim?

Denetim altında olan ve güvenilir bir aracı kurum ile çalışıyorsanız paranızın tamamını ya da istediğiniz bir kısmını dilediğiniz zaman çekebilirsiniz.

Forex’te hangi para birimleri ile işlemler yapılır?

En çok işlem yapılan para birimleri, bunlara ilişkin kısaltmalar ve bu para birimleri için kullanılan takma isimler aşağıda verilmektedir:

Simge Ülke Döviz Takma İsmi
USD ABD Dolar Buck
EUR Euro Üyeleri Avro Fiber
JPY Japonya Yen Yen
GBP İngiltere Pound Cable
CHF İsviçre Frank Swissy
CAD Kanada Kanada Doları Loonie
AUD Avustralya Avustralya Doları Aussie
NZD Yeni Zelanda Yeni Zelanda Doları
Kiwi

Kotasyon nedir?

Kotasyon, bir döviz paritesine ilişkin piyasa yapıcının bildirdiği fiyat çiftidir. Kotasyonda bildirilen döviz çifti içindeki birinci dövize “baz döviz” (base), ikincisine “karşıt döviz” denir.

Kotasyonun EUR/USD için verildiğini düşünelim. Bu durumda baz döviz Avro, karşıt döviz ise Amerikan Doları’dır.

Kotasyonda ilan edilen fiyatlar 1.2750/55 olsun. Kotasyondaki ilk fiyat olan 1.2750, kotasyonu yapanın 1 birim baz döviz almak için ödemeye razı olduğu karşıt döviz miktarıdır. Bu fiyata “alış fiyatı” (bid price) denir. Örneğimizde kotasyonu yapan şirket ya da kurum 1 Avro’yu 1,2750 Amerikan Doları karşılığında satın almak istemektedir. Kotasyondaki ikinci fiyat olan 1.2750, kotasyonu yapanın 1 birim baz dövizi satmak için ödemeye razı olduğu karşıt döviz miktarıdır. Bu fiyata “satış fiyatı” (ask price) denir. Örneğimizde kotasyonu yapan şirket ya da kurum 1 Avro’yu 1,2755 Amerikan Doları karşılığında satmak istemektedir.

“Alış Fiyatı”, “Satış Fiyatı”, “Bid”, “Ask” terimleri benim kafamı karıştırıyor. Bu terimleri açıklar mısınız?

Forex’te bu terimler işlem yapan oyuncuya göre değil, işlemi gerçekleştiren aracı kuruma göre anlamlandırılmaktadır.

Alış fiyatı (Bid): Aracı şirketinizin almaya razı olduğu fiyattır. Yani sizin açınızdan bakarsak bu sizin satış yapabileceğiniz fiyattır.

Satış fiyatı (Ask): Aracı şirketinizin satmaya razı olduğu fiyattır. Yani sizin açınızdan bakarsak bu sizin alış yapabileceğiniz fiyattır.

Aracı şirketinizin EUR/USD için kotasyonunun 1,2700/1,2702 olduğunu düşünelim. Alış fiyatı (bid price) 1,2700, satış fiyatı (ask price) 1,2702′dir. Yani 1,2700 Amerikan Doları karşılığında 1 Avro satabilir ve 1,2702 Amerikan Doları karşılığında 1 Avro satın alabilirsiniz. Alış ve satış fiyatları arasındaki fark “makas” (spread) olarak isimlendirilir.

Çapraz parite ne anlama geliyor?

Çapraz pariteler (cross currency pairs) içinde Dolar olmayan çiftleridir.

Forex ticaretinin ilk günlerinde, piyasa sadece döviz takası yapan kurumlara hizmet veriyordu. Forex piyasasının ilk günlerinde diğer tüm dövizler ABD Dolarına dönüştürülmek zorundaydı. Örneğin Japon Yeni’ni, İngiliz Pound’u ile takas etmek istediğinizde, paranızı önce Dolar’a oradan da Pound’a dönüştürmek zorundaydınız. Artık, hiç ABD Dolarına girmeden doğrudan GBP/JPY paritesi üstünde işlem yapabilirsiniz. Çapraz pariteler Forex’te giderek daha popüler hale gelmektedir.
Forex piyasalarında çok popüler olan çapraz döviz çiftleri arasında EURGBP, EURJPY, GBPJPY, EURCHF sayılabilir. Petrol ile korelasyonunun yüksek olması nedeniyle CADJPY paritesi de popüler bir döviz çiftidir.

Lot nedir

Forex piyasalarında işlem birimi olarak LOT kullanılır. Standart lot büyüklüğü 100.000 birimdir. 100.000 birim çoğunlukla 100K olarak kısaltılmaktadır. Birçok aracı kurum mini lot ismi altında 10.000 birimlik bir lot büyüklüğü (10K) ve mikro lot ismi altında 1.000 birimlik lot büyüklüğü de (1K) kullandırtmaktadır. Çevrim içi işlem yaptıran bazı aracı kurumlar farklı büyüklükteki lotlarla işlem yapma olanağı verebilmektedir.
Baz dövizin USD olduğu paritelerde 1 lot doğrudan 100.000$’dır.
USD’nin karşıt döviz olduğu paritelerde 1 lot

100.000 * kur

formülüyle hesaplanabilir.

Örneğin EUR/USD paritesi 1.2020 iken 1 lot
100000 * 1.2020 = 120.200$’dır.

Pip nedir

Bir döviz çiftine ilişkin verilen fiyatlarda mümkün olan en küçük değişime “pip” denir.

Pip, “Price Interest Point” sözcüklerinin baş harflerinden kısaltılmıştır.
Paritelerin çoğunda 1 pip bildirilen fiyatın onbinde biridir. İçinde Japon Yeni olan paritelerde 1 pip fiyatın yüzde biridir.
Bir döviz çiftine ilişkin verilen fiyatlarda mümkün olan en küçük değişime “pip” denir.
Pip, “Price Interest Point” sözcüklerinin baş harflerinden kısaltılmıştır.
Paritelerin çoğunda 1 pip bildirilen fiyatın onbinde biridir.
Yani fiyatlar virgülden sonra 4 hane olarak verilir. Örneğin EUR/USD paritesinde satış fiyatımızın şu anda 1,3820 olduğunu düşünelim. Fiyat belirli bir süre sonra 1,3821’e çıkmış olsun. Fiyat 1 pip artmış demektir. Yapılan işlemlerde kâr ya da zarar genellikle pip ile ölçülür:

1 Avro’yu 1,3820 Dolar karşılığı satın almış ve daha 1,3835 Dolar karşılığı satmış olalım. Burada kârımız

1,3835 – 1,3820 = 0,0015 yani 15 pip’tir.

Dolar/Japon Yeni paritesinde 1 pip bildirilen fiyatın yüzde biridir.Yani fiyatlar virgülden sonra 2 hane olarak verilir. Örneğin USD/JPY paritesinde alış fiyatımız 115,60 olsun. Daha sonra fiyatın 115,40’a düştüğünü ve pozisyonumuzu kapattığımızı varsayalım. Bu işlemde zararımız

115,60 – 115,40 = 0,20 yani 20 pip’tir.

Aşağıdaki tabloda örnek olarak pip değerleri veriliyor:

Amerikan Dolarının karşıt döviz olduğu pariteler

EUR/USD .0001 USD
GBP/USD .0001 USD
AUD/USD .0001 USD

Amerikan Dolarının baz döviz olduğu pariteler

USD/JPY .01 JPY
USD/CHF .0001 CHF
USD/CAD .0001 CAD

Çapraz pariteler

EUR/JPY .01 JPY
EUR/CHF .0001 CHF
EUR/GBP .0001 GBP
GBP/JPY .01 JPY
GBP/CHF .0001 CHF
CHF/JPY .01 JPY

1 pip kaç dolardır

Eğer Dolar baz döviz değil ise 1 pip’in kaç dolar olduğunu aşağıdaki formülle bulabiliriz

Lot birimi * En küçük değişim oranı (örneğin 0.0001)

Örneğin, EUR/USD paritesinde  100.000 birimlik standart lotta bir pip’in kaç dolar olduğunu bulalım:
100000 * 0.0001 = 10$. Yani 1 pip 10$’dır.

Bu hesabı şöyle de yapabilirdik:
EUR/USD paritesini 1.4020 fiyatından alıp 1.4021 fiyatından satmış olalım.  100.000 EUR satın alıp daha sonra 100.000 EUR sattığımıza göre :

satış tutarımız: 140210$
ne ödedik      : 140200$
Fark –> 140210 – 140200 = 10$

Doların baz döviz olduğu paritelerde ise 1 pip’in kaç dolar olduğunu aşağıdaki formülle bulabiliriz:
(En küçük değişim / Kur) * Lot birimi

Örneğin:
USD/JPY paritesi kur 120.20
(.01 / 120.20) x 100000$ = 8.32$. Yani 1 pip 8.32$’dır.

USD/CHF paritesi kur 1.4555
(.0001 / 1.4555) x $100,000 = 6.87$. Yani 1 pip 6.87$’dır.

Tick nedir

Bir işlem için söz konusu olabilecek en küçük zaman dilimine tik denir. Tik aralıkları eşit sürelerde değildir. Örneğin piyasa çok hareketliyken bir saniyede birkaç tik oluşabilirken, piyasanın çok durgun olduğu çapraz paritelerde bir tikin oluşması için saatlerce beklenebilir.

Bir işlem için söz konusu olabilecek en küçük zaman dilimine tik denir. Tik aralıkları eşit sürelerde değildir. Örneğin piyasa çok hareketliyken bir saniyede birkaç tik oluşabilirken, piyasanın çok durgun olduğu çapraz paritelerde bir tikin oluşması için saatlerce beklenebilir.

Grafiklerde tik genellikle yatay eksende yani x ekseninde gösterilir.

Aracı kurumların çevrim içi işlem platformları fiyat hareketlerini tik birimiyle gösterir. Yani her yeni işlem yapıldığında bir tik oluşur. İngilizce fiyatın bu şekilde izlenmesine “tick by tick” denmektedir.

Bakiye (Balance) nedir

Bakiye (Balance) hesabımızdaki paradır. Bir pozisyon açıp kapamadıkça hesabımızın bakiyesi değişmez.
Yani açık olan pozisyonlarımızın o anki kâr ya da zararları hesabımızın bakiyesini değiştirmez.
Hesabımızın bakiyesinin değişebilmesi için açık olan pozisyonlarımızdan birini ya da birden fazlasını kapatıp kâr ya da zararımızı realize etmemiz gerekir.

Varlık (Equity) nedir

Hesabımızın varlık değeri, hesabımızın dalgalanmakta olan değeridir. Bir başka deyişle hesabımızın varlık değeri açık olan pozisyonlarımızın kâr ya da zararı dahil edilerek hesaplanan değerdir.
Eğer açık pozisyonumuz yoksa hesabımızın varlık değeri ile hesabımızın bakiyesi aynı olacaktır.
Tüm açık pozisyonlarımızı kapattığımızda en son gördüğümüz varlık değeri yeni bakiye değerimiz olacaktır.

Bir örnek verelim. Bakiyemiz 5.000$ iken açık bir ya da birden fazla pozisyonumuz olduğunu düşünelim. Platformumuzda varlık değeri olarak 5.600$ görüyor olalım. Bu durumda açık pozisyonlarımız toplam 600$ kârda demektir.
Bir başka örnek daha:
Hesabımızın bakiyesi 10.000$ iken bir tane açık pozisyonumuz olsun ve varlık (equity) değerimizin 8.500$ olduğunu görüyor olalım. Bu durumda
açık pozisyonumuz 1.500$ zararda demektir. Eğer bu zararı realize edersek yani açık pozisyonumuzu kapatırsak yeni bakiyemiz 8.500$ olacaktır.
Şimdi şu soruya yanıt vermeye çalışın:
Bakiyeniz 10.000$ iken 2 std. lot (yani 200K) EURUSD paritesinde alış yapıyorsunuz. Parite yükseliyor ve şu an 30 pip kârdasınız? Varlık değeriniz nedir?
Yanıt:
100K’lık bir pozisyon için EURUSD paritesinde 1 pip’lik kâr ya da zarar 10$’lık kâr ya da zarar demektir. Bu durumda toplam (realize edilmemiş) kârımız

2 * 30 * 10$ = 600$’dır.

Hesabımızın varlık değeri 10.600$’dır.

Gerekli Teminat (Required Margin) nedir

Bir pozisyon açabilmeniz için aracı kurumunuzun sizden istediği para miktarıdır. Çoğunlukla yüzde ile ifade edilir.
Gerekli Teminat (Required Margin)Bir pozisyon açabilmeniz için aracı kurumunuzun sizden istediği para miktarıdır. Çoğunlukla yüzde ile ifade edilir. Örneğin 100:1 kaldıraç oranı için gerekli teminat %1’dir. Yani 100000$ işlem yapabilmek için 1000$ teminat yatırmanız gerekir. 100:1 kaldıraç oranıyla 1000$ teminat yatırarak 100000$’lık işlem gerçekleştirdiğiniz düşünelim. Bu durumda aracı kurumunuzdan 99000$ borç almış olursunuz. Kaldıraçla yapılmış işlemler borç alınarak yapılmış işlemlerdir.

Farklı kaldıraç oranları için gerekli teminat yüzdeleri aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

Gerekli Teminat Kaldıraç Oranı
%5 20:1
%3 33:1
%2 50:1
%1 100:1
%0.5 200:1
%0.25 400:1


Alıştırma :

GBP/USD paritesinde 100.000 birim işlem yapmak istiyorsunuz. Parite için aracı kurumunuzun verdiği kotasyon 1.8850 / 1.8855. Bu işlemi 100:1 kaldıraç oranıyla gerçekleştirmek istiyorsunuz. Bu işlem için gerekli teminat kaç dolardır?

Gerekli Teminat : GBP 100.000 / 100 = GBP 1.000
Bu miktarı USD’ye çevirelim:
GBP 1,000 X 1.88525 (alış satış fiyatının ortalaması 1.8850/1.8855) = $1,885.25
Gerekli teminat : $1,885.25.

Serbest Teminat (Usable Margin) nedir

Yatırımlarınızda meydana gelebilecek zararları karşılamak için hesabınızda kalması gereken tutara kullanılabilir teminat (serbest teminat), ya da İngilizcede “usable margin” ya da “free margin” denir.

Kullanılabilir Teminat, yapılan işlemin olası zararlarına karşı tutulan güvencedir. Yatırımcı bir teminat yatırarak hesabındaki miktardan çok daha büyük bir işlem pozisyonu alabilir. Eğer hesaptaki miktar teminat gereksiniminin altına düşerse, açık pozisyonlarınızın bazıları ya da hepsi kapatılabilir. Bu önlem yatırımcının hesabının, eksiye geçmemesi için uygulanmaktadır.

Bir örnek verelim: Hesabımızda 10.000 USD olduğunu düşünelim.
USD/JPY paritesinde 100:1 kaldıraç oranıyla işlem yapıyor olalım. Bu durumda yaptığımız işlemin büyüklüğü baz dözvizin 100.000 birimi yani 100.000$’dır. Bu pozisyonu açmak için gerekli teminat

100.000$ / 100 = 1.000$’dır.

Pozisyonumuz açıldığında hesabımızdaki paranın 1.000$’ı bloke edilir. Bloke edilmiş olan bu paraya kullanılan teminat denir.
Serbest teminat, hesabımızın varlık değerinden (equity), kullanılan teminatın çıkarılmasıyla elde edilir.

Örneğin hesabımızın varlık değerinin (equity) 10.600$’a yükseldiğini düşünelim. Yani bu durumda açık pozisyonumuz 600$ kârda demektir. Kullanılabilir yani serbest teminatımız ise

10.600$ – 600$ = 9.600$ demektir.

Kullanılabilir teminat değeri sıfıra düştüğünde açık pozisyon ya da pozisyonlarımız kapatılır. Bu duruma “Teminat Çağrısı” (Margin Call) denir.

Kullanılan Teminat (Used Margin) nedir

“Kullanılan Teminat” pozisyonunuzu açık tutmanız için aracı kurumunuzun bloke ettiği para miktarıdır. Bu para sizin olmakla birlikte bu parayı açık pozisyonunuzu kapatana kadar kullanamazsınız. Bu para ancak pozisyonunuzun kapatılmasıyla yeniden kullanımınıza girebilir.
Kullanılan teminatı aracı kurumunuzda bırakmış olduğunuz bir depozito gibi düşünebilirsiniz. Pozisyon açıldığında bloke edilir. Pozisyon kapatıldığında bu bloke yeniden serbest bırakılır.

Kaldıraç nedir?

Kaldıraç, İngilizce karşılığıyla “leverage”, sahip olduğunuz anaparanın daha üstünde finansal işlemler gerçekleştirmenizi sağlayan bir mekanizmadır. Kaldıraçlı işlemler kaldıraçsız işlemlere göre daha yüksek risk içerdiğinden, Forex yatırımcılarının kaldıraç konusunda çok iyi bilgilendirilmeleri gerekir.

Kaldıraç ile risk birbiriyle ilişkilidir. Yüksek bir kaldıraç oranı hem kazanç hem de zarar miktarınızı arttırır.

Forex piyasasında açtığınız her pozisyon için pozisyon kapatılana kadar belirli miktarda bir para bloke edilir. Bloke edilmesi gereken bu paraya “gerekli teminat” (required margin), bloke edildikten sonra da bu pataya “kullanılmış teminat” (used margin) denir. Bloke edilen bu para kaybedilme riski altında olan para değildir. Bu parayı bir depozito gibi görebiliriz. Pozisyonumuz açık olduğu sürece bu parayı kullanamayız ancak pozisyonumuz  kapatıldığında bu para yeniden serbest bırakılır. İşte kaldıraç oranı bloke edilmesi gereken paranın ne kadar olması gerektiğini belirler.

Kaldıraç oranı ne kadar yüksek ise bloke ettirilmesi gereken para o kadar az olur.
Kaldıraç oranı ne kadar düşük ise bloke ettirilmesi gereken para o kadar fazla olur.

Şimdi bir örnek verelim.

100.000$ tutarında bir pozisyon açmak istediğimizi düşünelim. Eğer kaldıraç oranı 1:100 ise bu pozisyonumuz açıldığında 1 /100 * 100000 yani 1.000$bloke ettirmeliyiz. Bloke ettirmemiz gereken bu tutara “gerekli teminat“ (required margin) dendiğini söylemiştik.

Yukarıdaki örneğimize geri dönelim. Eğer kaldıraç oranı 1:100 değil de 1: 200 olsaydı 100.000’$lık bir işlem için yalnızca

1 / 200 * 100000 = 500$ gerekli teminat olacaktı.

FXCM’de hesap açarken kaldıraç oranlarınızı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Eğer aksi yönde bir düzenleme standart hesapta varsayılan kaldıraç oranı 1:100 iken, mini hesapta ise varsayılan kaldıraç oranı 1:200’dür. Hesap kolaylığı olsun diye her paritede gerekli teminatlar sabitllenmiştir. Bir standart lot için bırakılması gereken teminat miktarı 1.000$ iken 1 mini lot için gerekli teminat miktarı 50$’dır.

Teminat Çağrısı (Margin Call) nedir

Hesabınızın net varlığı (equity) kullanılan teminatınızın altına düştüğü anda teminat çağrısı oluşur. Bu durumda açık olan pozisyonların bir kısmı ya da tamamı o anki piyasa fiyatından aracı kurumunuz tarafından kapatılır.
Bir başka deyişle teminat çağrısı kullanılabilir teminatınızın (usable margin) sıfıra düşmesi durumunda oluşur.

Kullanılabilir teminat (usable margin) = Net Varlık (Equity) – Kullanılan Teminat (Used margin)
Net Varlık > Kullanılan Teminat olduğu sürece teminat çağrısı oluşmaz.
Eğer Net Varlık <= Kullanılan teminat olursa teminat çağrısı oluşur.

Örneğin : İlk hesap açtığınızda hesabınızın durumu:

Bakiye Net Varlık Kullanılan Teminat Kullanılabilir Teminat
5000$ 5000$ 0 5000$

şeklindedir.
Şimdi %1 gerekli teminat (100:1 kaldıraç) ile 1 Lot EURUSD satın aldığımızı düşünelim.
(EURUSD paritesi 1.4200 ve spread 2 pip)

Bakiye Net Varlık Kullanılan Teminat Kullanılabilir Teminat
5000$ 4980$ 1420 3560$

Bu işlem sonucunda pozisyonunuz 3560$ zarar ettiğinde teminat çağrısı oluşacaktır ve pozisyonunuz otomatik olarak kapatılacaktır. Eğer bu durum gerçekleşirse hesabınızın durumu aşağıdaki şekilde olacaktır.

Bakiye Net Varlık Kullanılan Teminat Kullanılabilir Teminat
1420$ 1420$ 0 0

Öteleme (rollover) nedir

Forex piyasasında açılan pozisyonların iki iş günü içinde kapatılması gerekir. Örneğin EUR/USD paritesinde 10.000 Euro’luk satış işlemi yaptığımızı düşünelim. Satıcı olarak 10.000 Euro’yu Perşembe günü teslim etmek zorundayız. Forex piyasalarında fiziksel teslimat yapılmadığından gün sonunda kapatılmayan işlemler ertesi iş gününe ötelenir. Bu işleme öteleme (rollover) denir. Ertesi güne ötelenen pozisyonun değeri aynı değildir. Öteleme açık pozisyonların bugünkü valörden kapatılıp, ertesi günkü valörden faiz farkı yansıtılmış biçimde yeniden açılmasıdır.

Aracı şirketlerin çoğunda her işlem gününün sonunda EST saati 17.00’de, açık pozisyona sahip bir hesap ya alacaklandırılır ya da borçlandırılır. Bu alacaklandırma ve borçlandırma, alınan ve satılan para birimlerine ilişkin kısa vadeli faiz oranlarının farklılığı yüzündendir. Alacaklandırma ya da borçlandırma işlem tutarının tamamı üzerinden yapılır. Yani kaldıraç kullanılarak işlem gerçekleştirilmişse, öteleme teminat tutarı üzerinden değil pozisyonun toplam değeri üzerinden yapılır.

Uzun pozisyonlarda yani satın alma işlemiyle açılan pozisyonlarda, satın alınan para biriminin faiz oranı satılan para biriminin faiz oranından daha yüksek ise oluşan faiz farklılığından dolayı bir gelir elde edilir. Yani satın alma işleminde baz döviz faiz oranı karşıt döviz faiz oranından daha yüksekse faiz geliri elde edilir. Satın alınan para biriminin faiz oranı satılan para biriminin faiz oranından daha düşük ise oluşan faiz farklılığından dolayı kayıp olur. Yani baz döviz faiz oranı karşıt döviz faiz oranından daha düşükse bir faiz gideri söz konusudur.

Örneğin İngiltere’deki faiz oranları Japonya’daki faiz oranlarından çok daha yüksektir. Yatırımcı Pound satın almışsa EST saati 17.00’de bir gelir elde etmiş olur. Tersi durumda yani yatırımcı Pound satın almışsa bir kaybı olur.

Öteleme Örneği

1 lot yani 100.000 USD’lik EUR / USD paritesi alınmış olsun. EUR / USD kurunun 1.3500 olduğunu varsayalım. EURO için kısa vadeli faiz oranı % 2,25, USD için kısa vadeli faiz oranı % 4,00 olsun.

Teorik öteleme hesabı şu şekilde olur:

Tutar = (sözleşme nominal değeri * (baz döviz faiz oranı – karşıt döviz faiz oranı)) / (365 * baz döviz kuru)

(100.000 * %(2.25 – 4.00))
Tutar =   ———————————– * 1.3500
365

Tutar = – 6.47 USD

Bizim satın aldığımız EUR olduğu için ve EUR’nun faiz oranı USD faiz oranından daha yüksek olduğu için ötlemeden dolayı bir faiz geliri elde etmiş olduk. (Verilen örnek yalnızca eğitim amaçlıdır, gerçek veriler kullanılmamıştır.)

Çarşamba günü yapılan işlemler gün sonunda kapatılmaz ise araya hafta sonu girmesinden dolayı daha fazla faiz yükü doğar. Buradaki yük diğer günlere göre 3 kat daha fazladır.

Forex piyasasına yeni giriyorum. En az kaç para ile hesap açabilirim?

Bu hesabınızı açtığınız aracı firmaya bağlı olarak değişir. Ancak en az 100$ hesap açabileceğiniz aracı firmalar da vardır. Gerçek hesap açmadan önce (varsa) aracı firmanızın işlem platformunda sanal deneme hesabı açmanızı öneririz. Aracı firmaların çoğu para yatırmadan deneme işlemleri yapabileceğiniz özel hesaplar önermektedir. Deneme hesabınızdan işlemler yaparak hem ilgili işlem platformuna alışabilir hem de ileride gerçekleştireceğiniz gerçek işlemler için deneyim kazanabilirsiniz.

Piyasa Yapıcılar Kimlerdir?

Piyasa yapıcılar, bu işte uzmanlaşmış olan bankalar ya da bu konuda yetkili kılınmış kurumlardır. Piyasa yapıcılar piyasanın yönlenmesinde birinci derecede görev alırlar. Müşteriler ile kişisel bir bağ kurmayan piyasa yapıcıları müşterilerin pozisyonlarını bir bütün olarak ele alır. Yaptıkları iş portföy yönetimi ya da aracılık değildir. Müşterilerin alım satım işlemlerini yönlendirmekle değil gerçekleştirmekle yükümlüdürler. Müşterilerine alım ve satım olmak üzere iki yönlü seçenek sunarak bu seçeneklerden müşterinin istediğini yerine getirirler. Piyasa yapıcıları müşterilerin seçimlerine göre bir arz-talep dengesini sağlamaya çalışırlar.

Spread nedir?

Oyuncu döviz çiftini tam olarak piyasa değeriyle alıp satmaz. Döviz çifti için iki fiyat verilir: Satış (bid ya da sell) ve Alış (ask / ya da buy). Bu iki fiyat arasındaki farka “spread” (kur farkı / makas) denir. Bir örnek verelim:

Oyuncu döviz çiftini tam olarak piyasa değeriyle alıp satmaz. Döviz çifti için iki fiyat verilir: Satış (bid ya da sell) ve Alış (ask / ya da buy). Bu iki fiyat arasındaki farka “spread” (kur farkı / makas) denir. Bir örnek verelim:

EUR/USD paritesi için verilen fiyatlar 1,3560 – 1,3563 olsun. Burada spread:

1,3563 – 1,3560 = 0,0003 yani 3 pip’tir. Alış fiyatımızla satış fiyatımız aynı olursa spread kadar para kaybederiz.

Aracı kurumuzun kârı, alış ve satış fiyatları arasındaki farktır (spread). Yeni bir pozisyon açtığımızda işleme, spread kadar zararla başlarız.

Spread masraf mıdır?

Spread otomatik bir masraftır ve işlemi yaptığınız an olur. Spread’ten dolayı pozisyonu aldığınız zaman işleme, pip sayısı kadar zararla başlarsınız. Kara geçmeniz için fiyatın spread kadar artması gerekir.

Örneğin, yatırımcının alış fiyatından işleme girdiğini ve hemen ardından satış fiyatıyla pozisyonunu kapattığını düşünelim. Bu durumda yatırımcının spread kadar zararı olacaktır.

Tüm dünya üzerindeki pariteler aynı mıdır?

Dünya üzerinde parite fiyatları aynı zaman dilimi içinde hemen hemen aynıdır. Dünyanın en büyük bankaları birbirlerine özel iletişim ağıyla bağlantılıdır. Forex piyasasında tüm işlemler bu bankacılık ağı yardımıyla gerçekleşir. Bu bilgi ağı sayesinde  herhangi bir bankanın belirlediği parite hemen öğrenilebilir. Dünyadaki döviz fiyatları serbest piyasa  kurallarına göre arz ve talep ile belirlenir.

Uzun pozisyon almak ne anlama geliyor?

Uzun pozisyon almak (alış pozisyonu – going long) baz dövizi satın alarak pozisyon açmak anlamına gelir.

EUR/USD kotasyonu 1,2290/1,2292 olsun. Bu durumda 1,2292 Dolar karşılığı 1 Euro satın alabilir, 1,2290 Dolar karşılığı 1 Euro satabiliriz, değil mi?

Yapmış olduğumuz teknik ya da temel analizlerin sonucunda Amerikan Doları’nın Euro karşısında değer yitireceğini yani Euro’nun değer kazanacağını düşünüyor olalım.

Bu durumda ileride Euro değer kazandığında satmak üzere Euro satın alarak bir kâr elde edebiliriz.

Bu duruma “uzun pozisyon almak” denir. Satın alma işlemimizin 1,2292’den gerçekleştiğini düşünelim. Satın alma işlemini gerçekleştirdiğimiz anda kur farkı(spread) kadar yani 2 pip (yani 0,0002) zarardayız demektir. Yani pozisyonumuzu açar açmaz yeniden Euro satarak pozisyonumuzu kapatırsak 2 pip yani kur farkı(spread) kadar para kaybederiz.

Reel olarak kâr elde edebilmemiz için Euro’nun en az 3 pip (makas + 1 pip) değer kazanması gerekir.

Belirli bir süre yeni kotasyonun aşağıdaki gibi olduğunu düşünelim:

1,2300 / 1,2302

Şimdi 1 Euro’yu 1,2282’den alabiliriz, değil mi?

1 Euro’yu
1,2290’den satın aldık
1,2300’den sattık.

1,2300 – 1,2290 = 0,0010 = 10 pip kazanmış olduk.

Kısa pozisyon almak ne anlama geliyor?

Kısa pozisyon almak (satış pozisyonu – going short) baz dövizi satın alarak pozisyon açmak anlamına gelir.
EUR/USD kotasyonu 1,2290/1,2292 olsun. Bu durumda 1,2290 Dolar karşılığı 1 Euro satabilir, 1,2292 Dolar karşılığı 1 Euro alabiliriz, değil mi?
Yapmış olduğumuz teknik ya da temel analizlerin sonucunda Amerikan Doları’nın Euro karşısında değer kazanacağını yani Euro’nun değer yitireceğini düşünüyor olalım.
Bu durumda ileride Euro değer keybettiğinde geri almak üzere Euro satışı yaparak bir kâr elde edebiliriz.
Bu duruma “kısa pozisyon almak” denir. Satış işlemimizin 1,2290’dan gerçekleştiğini düşünelim. Satış yaptığımız anda kur farkı (spread) kadar yani 2 pip (yani 0,0002) zarardayız demektir. Yani pozisyonumuzu açar açmaz yeniden Euro alarak pozisyonumuzu kapatırsak 2 pip yani kur farkı (spread) kadar para kaybederiz. Reel olarak kâr elde edebilmemiz için Euro’nun en az 3 pip (makas + 1 pip) düşmesi gerekir. Belirli bir süre yeni kotasyonun aşağıdaki gibi olduğunu düşünelim:

1,2280 / 82

Şimdi 1 Euro’yu 1,2282’den alabiliriz, değil mi?

1 Euro’yu
1,2290’den sattık.
1,2282’den aldık.
1,2290 – 1,2282 = 0,0008 = 8 pip kazanmış olduk.

Forex caiz midir?

İslam dininde, kişinin yaptığı bir etkinliğin sonunda kazandığı paranın “helal” olması önemlidir.

Paranın para ile değiştirilmesi ya da alınması satılması işlemine İslam hukukunda “sarf akti” denmektedir. Her iki bedel de peşin olmak koşuluyla bu işlem caizdir. Kendi ülkenizde döviz ticareti şeklinde yapabileceğiniz gibi, bu ticareti ülkeler arasında da gerçekleştirebilirsiniz. Yeter ki her iki bedel de peşin olsun. Hz. Peygamber (SAV), para ve para hükmündeki varlıkların alınıp satılması için şunları söylemiştir: “cinsler değişik olursa, peşin olmak kaydıyla dilediğiniz gibi alıp satabilirsiniz”

CFTC Nedir

CFTC (Commodity Futures Trading Commission), Türkiye’deki SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) ile aynı statüde olup; Amerika Birleşik Devletlerinde Opsiyon ve Vadeli İşlemler piyasalarını denetleyen resmi kurumdur. ABD’de Forex piyasalarının denetlenmesinden de CFTC sorumludur.

NFA Nedir

NFA (National Futures Association) Ulusal Futures birliği, Amerika Birleşik Devletlerinde Opsiyon ve Vadeli İşlemler piyasalarının denetimini yapmak üzere CTFC tarafından görevlendirilen resmi bir kurumdur. NFA’nın çalışma ilkesi sektörün kendi kendini denetlenmesi yönündedir. Forex piyasalarının denetlenmesinden  de sorumlu olan NFA dünyanın en ciddi ve en saygın finansal piyasa denetleyici kurumudur.

Bretton Woods Anlaşması nedir?

Bretton Woods, küçük bir ABD eyaleti olan New Hampshire’deki Carroll kasabasının bir bölgesidir. 1944 yılında burada düzenlenen Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı ardından bir anlaşma imzalandı ve bu konferans ile ortaya çıkan sistem “Bretton Woods Sistemi” olarak isimlendirildi. Bretton Woods’ta, Mount Washington Oteli’nde yapılan konferansa 45 ülke katıldı.

Bu konferans sonunda imzalanan anlaşma ile Uluslararası Para Fonu (IMF) merkezi kuruluş olarak kabul edildi. Anlaşma ile kurulan sisteme “Altın Borsası Standardı” da denmektedir.

Ayarlanabilir bir sabit kur sistemi olan “Bretton Woods Sistemi” aynı zamanda bir altın döviz standardı oluşturmuştur. Çünkü bu anlaşma ile ABD Doları altına, diğer paralar da ABD Doları’na bağlanmıştı. Bu anlaşma ile 35 $, 1 ons altın sabit değerine eşitlendi. Ellerinde Amerikan Doları olan ülkeler merkez bankaları kanalıyla bu dolarları, ABD’de altına dönüştürebiliyorlardı. Yine ellerinde Amerikan Doları bulunan özel kişiler ise bunları ancak serbest piyasada altına dönüştürebiliyorlardı.

Bretton Woods’un amacı, kısa dönemli dalgalanmalar karşısında döviz kurlarına istikrar sağlayacak bir düzen getirmek, döviz kuru değişimlerinde devalüasyonların doğmasına engel olmaktı. Anlaşmaya göre IMF, sistemin bu amaca göre yürütülmesinden sorumlu tutuldu.

Mali Piyasa Nedir?

Fon kullanan girişimciler ile fon arz eden tasarruf sahipleri arasındaki akımı düzenleyen kurumlar, akımı sağlayan yatırım ve finansman araçları ile bunları düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan yapıya mali piyasa denir.

Mali piyasa; para piyasası ve sermaye piyasası olmak üzere ikiye ayrılır:

Para Piyasası:
Para piyasasının özelliği kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasa olmasıdır. Para piyasalarında vade genellikle bir seneyi aşmaz. Araçları; para, döviz, repo-ters repo, ve bir yıla kadar vadeli menkul kıymetlerdir.

Sermaye Piyasası:
Sermaye piyasası, orta ve uzun vadeli kaynak ihtiyacı olanlarla tasarruflarını değerlendirmek isteyenleri buluşturan piyasadır. Araçları hisse senedi, tahvil, hazine bonosu, finansman bonosu gibi menkul kıymetlerdir.

KAYNAK: TSPAKB

Sermaye Piyasası Nedir?

Sermaye piyasası hisse senedi gibi ortaklık sağlayan ya da tahvil, finansman bonosu gibi alacaklılık sağlayan yatırım araçları vasıtasıyla, tasarrufçulardan girişimcilere kaynak aktarılan piyasalardır.Yatırımcılar, yatırımlarını belli bir getiri beklentisi ile yatırım araçlarında değerlendirirler. Girişimciler ise, sermaye piyasasında ihraç ettikleri hisse senetleri veya borçlanma senetleri aracılığı ile yatırımcıların tasarruflarını reel yatırımlara dönüştürürler. Banka ve aracı kurumları kapsayan aracı kuruluşlar, yatırımcıların talepleri ve beklentileri doğrultusunda sermaye piyasası alım-satım işlemlerini ve şirketlerin hisse senedi veya borçlanma senedi halka arzlarını gerçekleştirir. Yatırımcılarla girişimcilerin piyasa aracılığıyla buluşması ekonomik büyümeye katkıda bulunmaktadır.
Sermaye piyasası birincil piyasa ve ikincil piyasa olmak üzere ikiye ayrılır:

Birincil Piyasa:

Hisse senedi ve tahvil gibi menkul değerleri ihraç edenler ile tasarruf sahiplerinin doğrudan karşılaştıkları piyasadır. Birincil piyasaya en güzel örneklerden biri, şirketlerin hisse senedi halka arzıdır. Şirketler, orta ve uzun vadeli fonları birincil piyasada temin ederler. Menkul kıymetleri ihraçtan alanlar, bunları tekrar paraya çevirmek istediklerinde, hisse senetlerinde hiç bir zaman, tahvillerde ise vadeden önce bunları ihraç eden kuruluşa müracaat edemezler.

İkincil Piyasa:

Menkul kıymetlerin paraya çevrilmesini sağlayan piyasadır ve menkul kıymet borsaları bu piyasayı tanımlayan en iyi örnektir. Bu piyasada, menkul kıymetler aracı kuruluşlar tarafından  yatırımcılar için  borsada alınıp satılırlar. İkincil piyasada fonlar ve menkul kıymetler yatırımcılar arasında el değiştirir, şirketlere kaynak girişi olmaz. Yatırımcı, aldığı menkul kıymetleri ikincil piyasada kolaylıkla satabileceğini bildiğinde, birincil piyasada şirketlere kaynak aktarmaya daha rahat karar verir.

Sermaye Piyasasının Ekonomiye Sağladığı Yararlar Nelerdir?

Ekonomiye kaynak yaratma:

Sermaye piyasası menkul kıymetlerin arzı ile talebinin karşılaşmasını sağlar. Ekonomideki tasarruf seviyesinin yükseltilmesi ve tasarrufların en verimli yatırım alanlarına kaydırılması için etkin bir piyasanın olması gereklidir. Fon talep edenler, tasarruflarını değerlendirmek isteyenler ve ellerinde menkul kıymet bulundurup da bunları satmak isteyenler, piyasada yer almaktadır. Bütçe açığını borçlanma veya özelleştirme yoluyla karşılamak isteyen devletin, kısa veya uzun vadeli borç senedi çıkararak borçlanmak isteyen özel sektörün ve hisse senedi çıkararak sermayesine ortak olacak yeni kişi ve kurumlar arayan şirketlerin karşılaşacakları yer sermaye piyasasıdır.

Sermayenin tabana yayılması:

Sermaye piyasası, halka açılmayı teşvik eder. Etkin ikincil piyasalarda çok sayıda kişiye küçük miktarlarda satış yapılarak küçük tasarrufların büyük teşebbüslere ortak olması ve sermayenin tabana yayılması mümkün olmaktadır.

Özelleştirme çabalarının hayata geçirilebilmesi:

Özelleştirmenin temel amacı devletin ekonomide işletmecilik alanından çekilmesini sağlamaktır. Devlet, özelleştirme uygulamalarında sermaye piyasasını da kullanmakta, böylece sermaye piyasalarına yönelmeyen yerli ve yabancı tasarrufları bu piyasalara yönlendirerek hem temel amacını gerçekleştirebilmekte, hem de kamu borçlanmasının azaltılmasını sağlamaktadır.

Likidite sağlama:

Sermaye piyasası, ikincil piyasa vasıtasıyla daha önce ihraç edilmiş menkul kıymetler için sürekli bir pazar oluşmasını sağlar. Her menkul kıymeti her an almak veya satmak mümkün olacağından, menkul kıymetin pazarlanabilirliği, yani likiditesi sağlanmış olur. Bu ortamda, menkul kıymetler yatırımcılar arasında kolaylıkla ve en az maliyetle el değiştirirler.

KAYNAK : TSPAKB

Yatırım Yaparken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Yatırım yaparken aşağıdaki hususların da göz önünde tutulmasında yarar vardır:

Birikimlerin tek bir yatırım aracı yerine birden fazla yatırım aracına dengeli şekilde bölüştürülmesi, piyasa dalgalanmalarından korunmayı sağlar.

Sermaye piyasaları aynı gün içinde dahi önemli değişiklikler gösterebilir. Bu nedenle, hisse senedi veya tahvil/bono gibi araçlara doğrudan yatırım yerine bu ürünlerin yatırımcının ihtiyacına uygun olarak yer aldığı yatırım fonlarını tercih etmek, gerekli bilgiye erişimi olmayan ve/veya uzmanlığa sahip olmayan yatırımcıların riskini azaltır.

İktisadi gelişmeleri izleme ve yorumlama olanağı bulunmayan yatırımcıların, portföy yönetimi ve yatırım danışmanlığı hizmetlerinden yararlanma yoluna gitmesi de önerilen bir seçenektir.

Belli bir yatırım aracına doğrudan yatırım yapılmak istendiğinde, yetkili uzmanlardan ve aracı kuruluşların yayınladığı araştırma raporlarından sağlıklı bilgiler alınarak karar verilmesi isabetli bir davranış olur.

Yatırım yapılacak sermaye piyasası aracının devletçe ihraç edilen ya da SPK’nın izniyle halka sunulmuş ve bu çerçevede işlem gören kıymetlerden olduğuna dikkat edilmesi gerekir.

Unutulmaması gereken diğer bir husus da, yatırım işlemlerine aracılık edecek kuruluşların mutlaka gerekli yetki belgelerine sahip olmalarıdır. Yetkisiz kuruluşların aracılık tekliflerine kesinlikle itibar edilmemelidir.

KAYNAK : TSPAKB

Portföy Yönetimi Nedir?

Portföy yönetimi, birikimlerin para ve sermaye piyasalarında tasarrufçu adına yetkili aracı kuruluşlar tarafından belli bir ücret karşılığında yönetilmesidir. Bu faaliyet için ilgili kuruluşun SPK’dan alınmış yetki belgesi bulunmasına dikkat edilmelidir.

Yatırımcı bu hizmetten yararlanmak için yetkili bir aracı kuruluşla portföy yönetim sözleşmesi imzalamalıdır. Aracı kuruluş yatırımcının almak istediği risk derecesine ve tercih ettiği yatırım araçlarına göre portföyü yönetir. Ancak, portföy yönetim şirketi belirli bir getiri garanti edemez.

Portföy yönetimi şirketlerinin avantajı, kişiye veya kuruma özel birebir hizmet vermesidir. Bu kurumların hizmet aldığı araştırma kadrosu, yurtiçi ve yurtdışı piyasaları takip ederek yatırımların günün şartlarına uygun değerlendirilmesini sağlar. Ayrıca, profesyoneller tarafından alınan yatırım kararları değişen piyasalarda anında hareket etme kabiliyeti sağlamaktadır.

Emisyon nedir? Emisyon hacmini belirleyen ekonomik göstergeler nelerdir?

“Emisyon” sözcüğü, çıkarmak, yaymak, ihraç etmek, dolaşıma sokmak gibi anlamlara gelir. Bir ülkede kağıt para, tahvil ve bono, hisse senetleri gibi değerlerin ilk kez piyasaya sürülmesine “emisyon” denir. Emisyon hacmi terimi, Merkez Bankası tarafından ihraç edilen yani piyasaya sürülen banknotların toplam tutarını ifade eder. Emisyon hacmine, “Tedavüldeki Banknotlar” da denir. Bu paralar ya bireylerin elinde ya da bankaların kasalarında nakit olarak tutulur. Emisyon hacmi temel olarak bireylerin para talebi tarafından belirlenir. Paraya talep farklı amaçlarla olabilir:

1. Ödemelerde gereksinim duyulduğunda işlem yapma amacıyla. Bu talep bireylerin gelir düzeyi tarafından belirlenir.

2. Beklenmedik gereksinimleri karşılayabilmek için ihtiyat amacıyla. Bu talep de bireylerin gelir düzeyi tarafından belirlenir.

3. Kâr fırsatlarını değerlendirmek için spekülasyon amacıyla. Bu talep faiz oranları tarafından belirlenir.

Bu kapsamda, bireylerin gelirlerindeki artış ve/veya faiz oranlarındaki düşüş para talebini ve dolayısıyla emisyon hacmini artırır. Para talebini etkileyen bir diğer faktör, enflasyonda gerçekleşen veya gerçekleşmesi beklenen değişmelerdir. Bir ekonomide enflasyon ne kadar yüksekse, para talebi o kadar düşük gerçekleşir, bu da emisyon hacminin daralmasına neden olur. Enflasyon bekleyişlerinde bozulma da, bireylerin ellerinde daha az para tutmak istemelerine neden olarak emisyon hacmini azaltır. Bunlara ek olarak, para teknolojisindeki gelişmelere bağlı etmenler de bireylerin para talebi üzerinde belirleyici olur. Örneğin, kredi kartı kullanımının artması para talebini azaltarak emisyon hacmini daraltır. Emisyon hacminin bir diğer belirleyicisi ise “emisyon arzı”dır. Merkez Bankası’nın para politikaları uygulamaları kapsamında gerçekleştirdiği çeşitli işlemler emisyon arzı üzerinde etkili olur. Bu kapsamda, Merkez Bankası’nın açık piyasa işlemleri ile Devlet İç Borçlanma Senetlerini alıp satması, ihaleler ve/veya doğrudan müdahaleler yoluyla döviz alıp satması, zorunlu karşılık oranlarını değiştirmesi gibi işlemler emisyon arzını etkileyerek emisyon hacmi üzerinde belirleyici olur.

Libor ve Euribor faiz oranı nedir ve güncel oran nasıl öğrenilebilir?

1999 yılında Euro’unun Avrupa Birliği’nin resmi para birimi olması sonucunda AB içindeki para piyasalarında gösterge niteliğinde faiz oranı olarak kullanılmaya başlanan Euribor (Euro Interbank Offered Rate) faiz oranları ile ilgili bilgilere ve geçmişe dönük verilere www.euribor.org adresinden erişilebilir.

Avrupa Merkez Bankaları Sistemi (ESCB) ne demektir?

Avrupa Merkez Bankaları Sistemi, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve EUROSİSTEM’e üye Ulusal Merkez Bankaları’na (NCBS) ek olarak, Ekonomik ve Parasal Birlik’in (EMU) üçüncü aşamasında Euro’yu benimsemeyen Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin Ulusal Merkez Bankaları’ndan (NCBS), yani Danmarks Nationalbank, Sveriges Riksbank, Bank of England ve Bank of Greece oluşan sistemdir. Avrupa Merkez Bankaları Sistemi, ECB Yönetim Konseyi ve Yürütme Kurulu ve üçüncü bir karar alma organı olan Genel Konsey tarafından yönetilmektedir.

Finansal istikrar nedir? Neden önemlidir?

Finansal istikrar kavramı, finansal piyasalarda, bu piyasalarda etkinlik gösteren kurumlarda ve ödeme sistemlerindeki istikrarı ve şoklara karşı dayanıklılığı ifade eder. Bu alanlardaki istikrar genelde finansal sisteminin sağlıklı ve istikrarlı işlemesini, dolayısıyla ekonomideki kaynakların üretken bir şekilde tahsisini ve risklerin uygun bir şekilde yönetim ve dağılımını beraberinde getirmektedir. Finansal istikrarsızlığın ise ekonomide önemli sorunlar yaratacağı bilinen bir olgu olup yaşanan finansal krizlerin yüksek maliyeti finansal istikrarın önemine işaret eder.

Avrupa Merkez Bankası’nın organları nelerdir?

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB), Yönetim Konseyi, Yürütme Kurulu ve Genel Konsey olmak üzere üç organı vardır.

EMU’ya üye ülkelerin Ulusal Merkez Bankaları başkanları ile ECB Yürütme Kurulu üyelerinden oluşan ECB Yönetim Konseyi , topluluğun para politikasını belirlemekle görevlidir. ECB Yönetim Konseyi, EUROSİSTEM’in en önemli ve en üst karar verme organıdır. AB Konseyi Başkanı ve AB Komisyonu temsilcisi ECB Yönetim Konseyi toplantılarına katılabilir.

EMU’ya üye ülke hükümet ya da devlet başkanları tarafından seçilen bir başkan, başkan yardımcısı ve dört üyeden oluşan ECB Yürütme Kurulu, Yönetim Konseyi tarafından tanımlanmış Euro Bölgesi para politikasını yürütmektedir.

ECB Genel Konseyi, ECB Başkanı, Başkan Yardımcısı ve AB’ye üye ülkelerin Ulusal Merkez Bankaları başkanlarından oluşmaktadır ve EMU’ya katılan, katılmayan AB ülkeleri arasındaki para politikasını koordine etmektedir. AB Konseyi Başkanı ve AB Komisyonu temsilcisi, ECB Genel Konseyi toplantılarına katılabilir.

Vadeli işlem sözleşmeleri nedir?

Vadeli işlem sözleşmeleri, belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikteki malı, kıymetli madeni, finansal göstergeyi, sermaye piyasası aracını ya da dövizi alma ya da satma yükümlülüğü veren sözleşmelerdir.

Spot Piyasa nedir?

Bir spot piyasa finansal enstrümanların anlık (güncel) fiyatları üzerinden işlem yapılan piyasadır.

Vadeli işlemler neden yapılır?

Vadeli işlem piyasalarında işlemler korunma, spekülasyon ya da arbitraj amacıyla yapılabilir:

  • Korunma Amaçlı İşlemler
    Spot piyasada pozisyonu olup fiyat riskinden korunmak isteyen yatırımcıların gelecekteki fiyatı kendileri için sabitlemek amacıyla vadeli işlem piyasasında yaptıkları işlemlerdir.
  • Spekülasyon Amaçlı İşlemler
    Spekülasyon amaçlı işlem yapan yatırımcıların fiyat hareketlerinden kazanç sağlamak üzere risk alarak yaptıkları işlemlerdir. Spekülatörler bu yolla piyasaların likit olmasına yardımcı olurlar.
  • Arbitraj Amaçlı İşlemler
    Aynı anda, aynı vadeli işlem sözleşmelerinin işlem gördüğü piyasalar arasındaki fiyat farklarından veya spot piyasa ile vadeli piyasa arasındaki fiyat farklılıklarından faydalanarak kar elde etmek amacıyla yapılan işlemlerdir. Aynı anda bir piyasada alım, diğer piyasada da satım yapıldığı için açık pozisyon taşınmamakta, yani herhangi bir risk alınmamaktadır.

Forex interbank piyasası ne anlama geliyor?

Interbank piyasası, küçük yatırımcıların gözönüne alınmadığı, bankalar ve finansal kurumlar arasındaki arasında oluşturulan döviz sistemine ve bu yolla yapılan döviz ticaretine verilen isimdir.

İnterbank ticaretinin bir kısmını bankaların büyük müşterileri için gerçekleştirdiği işlemler oluştururken, çok büyük bir kısmı ise bankaların kendileri için yaptıkları ticari işlemlerdir.

Uluslararası Ödemeler Bankası’ndan (Bank for International Settlements) 2004 yılında alınan bilgilere göre tüm Forex işlemlerinin yaklaşık %50’si İnterbank piyasası işlemleridir.

Eurosistem ne demektir?

EUROSİSTEM, ECB ile EMU’nun üçüncü aşamasından itibaren ortak para birimi olarak Euro’yu benimseyen 11 ülkenin ulusal merkez bankalarından (NCBS ) oluşmaktadır. Bu bankalar:

1. Banque Nationale de Belgique
2. Deutsche Bundesbank
3. Banco de Espana
4. Banque de France
5. Central Bank of Ireland
6. Banca d’Italia
7. Bangue Centrale du Luxembourg
8. De Nederlandsche Bank
9. Oesterreichische Nationalbank
10.Banco de Portugal
11. Suomen Pankki Finlands Bank

EUROSİSTEM, Avrupa Merkez Bankası’nın Yönetim Konseyi ve Yürütme Kurulu tarafından yönetilmektedir. EUROSİSTEM, Federal Reserve gibi federal bir sistemdir.

Vadeli işlemler hangi avantajları sağlar?

Vadeli işlem piyasaları, spot piyasada ortaya çıkan risklerin ortadan kaldırılması ya da yönetilmesi, gelecekteki fiyat değişimlerine karşı bugünden alım-satım satım yapılması sonucu tarafların olası fiyat dalgalanmalarına karşı korunmalarını sağlar. Bu piyasalar üreticilere, ithalat ve ihracatçılara, portföy yöneticilerine, bankacılara ve yatırımcılara fiyatların gelecekteki seyirleri hakkında fikir vererek risk ve stok yönetiminde yol gösterici olur. Vadeli işlem piyasalarında yatırımcılar, spot piyasalara oranla daha düşük miktarlarda sermaye ile işlem yapabilme olanağına sahiptir. Spot piyasalarda işlem tutarının tamamı tahsil edilirken, vadeli piyasalarda “marjin” adı verilen işlem tutarına oranla daha düşük miktardaki teminat tutarı ile işlem yapılabilmektedir.

FOMC nedir?

FOMC (The Federal Open Market Commitee), ABD Federal Rezerv Sistemi Açık Piyasa İşlemleri Komitesi’dir. Federal Rezerv Sistemi’nin para politikası oluşturan en önemli bölümüdür.FOMC, ekonomik büyüme oluşturan, fiyat istikrarı sağlayan, uluslararası ticaret ve ödemelerin kabul edilebilir bir düzeyde olmasını destekleyen bir politikanın oluşturulmasından sorumludur.
FOMC, ABD devlet ve federal kurumlarının menkul kıymetlerinin alım ve satımının gerçekleştirildiği açık piyasa işlemlerinde temel kararları alır. Böylece mevduat kurumlarının rezerv etkilenerek, ABD ekonomisinde paranın maliyeti ve kullanılabilirliği belirlenir.
FOMC’yi, Guvernörler Kulübü’nün 7 üyesi ve 5 FED Bankası başkanı oluşturur. NewYork FED Bankası başkanı toplantıya sürekli katılırken, diğer FED Bankası Başkanları rotasyon usulüyle her yılbaşında değişerek görev yaparlar. Komite genellikle her ayın üçüncü Salısı NewYork FED binasında toplanır. Bir sonraki toplantıdan sonraki Cuma günü özet bir rapor kamuoyuna sunulur. FOMC toplantıları ve buradan çıkacak kararlar mali piyasalar tarafından dikkatle izlenir.

Enflasyon nedir?

Enflasyon, genel olarak mal ve hizmetlerin fiyatlarının artması olarak tanımlanabilir. Ancak enflasyon sadece belli bir malın veya hizmetin fiyatının tek başına artması değil, fiyatların genel düzeyinin sürekli bir artış göstermesidir. Diğer bir deyişle, sadece bazı malların fiyatlarının sürekli artması ya da tüm malların fiyatlarının bir sefer artması enflasyon değildir.

Büyüme nedir

Büyüme bir ülkenin mal ve hizmet üretim kapasitesindeki artıştır.

Fiyat istikrarı nedir?

Bireylerin yatırım, tüketim ve tasarruf kararlarında dikkate almaya gerek duymadıkları ölçüde düşük bir enflasyon oranını ifade eder.

TÜFE nedir?

TÜFE yani Tüketici Fiyat Endeksi, tüketici tarafından satın alınan mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişiklikleri ölçer.

ECB nedir?

ECB, European Central Bank sözcüklerinin kısaltılması olup Avrupa Merkez Bankası anlamına gelir.

Almanya’nın Frankfurt kentinde bulunan Avrupa Merkez Bankası, halen tek para birimi Euro bölgesine dahil olan 12 ülkede faiz oranlarını belirlemek ve Euro’nun diğer para birimleri karşısındaki değerini korumak sorumluluğuna sahiptir. Bu sorumluluğu yerine getirmek için ulusal merkez bankaları ile işbirliği halinde faiz oranlarını belirler, kur işlemlerini yürütür ve ulusal döviz rezervlerini takip eder.

Avrupa Merkez Bankası, AB kurumlarından ve üyelerinden bağımsız konumdadır. Bankanın rezervleri yaklaşık 40 milyar Euro tutarındadır.

Euro’nun 1 Ocak 2002′de tedavüle girmesinden bu yana, özellikle Amerikan Doları karşısındaki dalgalanmalar nedeniyle Avrupa Merkez Bankası yoğun eleştiri aldı.

Avrupa Birliği’nin genişleme sürecinin tamamlanmasının ardından Avrupa Merkez Bankası’nın üstleneceği konum henüz netlik kazanmamıştır. Birliğe yeni üye olacak ülkelerin de en az birkaç yıl, para birimi olarak Euro’yu tedavüle sokması öngörülmemektedir.

Paranın dolaşım hızı nedir? Paranın dolaşım hızı nasıl değişir?

Paranın dolaşım hızı, piyasadaki para miktarının ekonomide üretilen toplam mal ve hizmetleri satın almak için yıllık bazda ortalama olarak kaç defa el değiştirdiğini gösterir. Bu değer ekonomide yaratılan gayri safi milli hasılanın toplam para miktarına bölünmesiyle elde edilir. Paranın dolaşım hızı, temel olarak, bireylerin para talebinde değişime neden olan gelir ve faiz değişimlerinden etkilenir. Merkez Bankası paranın dolaşım hızını, para talebinde değişikliğe neden olan faiz oranları ve gelir düzeyini etkilediği ölçüde değiştirebilir. Merkez Bankası, para basma imtiyazını elinde bulundurduğu için paranın miktarını da belirleyebilir. Ekonomide para miktarındaki değişiklikler, paranın dolaşım hızında değişiklikle sonuçlanan faiz oranı ve gelir kaymalarına neden olur. Kısa dönemde, Merkez Bankası’nın para arzı miktarında gerçekleştirdiği bir artış, faiz oranlarını düşürür, bu da paranın dolaşım hızının düşmesine neden olur. Paranın dolaşım hızını etkileyen bir diğer faktör de fiyat düzeyinde gerçekleşen ve gerçekleşmesi beklenen değişmelerdir. Fiyat artış hızı (enflasyon) yüksek olan bir ekonomide paranın dolaşım hızı da yüksek olur. Merkez Bankası, para politikası uygulamaları ile birlikte enflasyon oranını ve enflasyon bekleyişlerini etkileyerek, dolaylı da olsa, paranın dolaşım hızını değiştirebilir.

ECU Nedir?

ECU (European Currency Unit) Avrupa Para Birimi anlamına gelir. Avrupa Topluluğu ülkeleri tarafından uygulamasına başlanan Avrupa Para Sistemi kapsamında oluşturulan para sepetidir. Buna göre, Topluluk üyeleri resmi altın ve döviz rezervlerinin %20′sini Avrupa Parasal İşbirliği Fonu’na devretmişler ve Fon da bu ülkelere, karşılığında yeni bir likidite biçimi olan ECU çıkarıp tahsis etmiştir. ECU para sepeti tekniğine göre oluşturulmuş bileşik bir paradır. Fiziki bir varlığı olmayan ECU’nun değerleri Avrupa Komisyonunca hesaplanarak yayınlanmaktaydı. 1998 yılı sonuna kadar kullanılan ECU, Euro’nun 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanmasıyla birlikte yürürlükten kalkmıştır.

Vadeli işlem piyasasında işlem teminatı ne anlama gelir?

“Teminat”, vadeli işlemler piyasasının güvenlik mekanizmasıdır. Yatırımcılar, pozisyon açarken öncelikle işlem yapılacak sözleşme için öngörülen en yüksek günlük fiyat hareket limitine yakın başlangıç teminatı yatırmak zorundadır. Teminatlar piyasadaki günlük fiyat hareketleri karşısında güncelleştirilen ve “sürdürme teminatı” adı verilen, korunması gereken alt düzeyin altına düşmemelidir.

Vadeli işlemlere konu olabilecek araçlar nelerdir?

Vadeli işlem sözleşmeleri genellikle, tarımsal ürün, enerji ürünleri, metaller gibi ticari mallara, hisse senetlerine, hisse senedi endekslerine, faiz oranlarına, dövize dayalı olarak düzenlenir. Hızla gelişen günümüz finansal piyasalarında değişen yatırımcı gereksinimlerine paralel olarak hava durumu gibi birçok farklı değişkene dayalı olarak düzenlenen vadeli işlem sözleşmeleri de işlem görmeye başlamıştır.

Dış ticaret açığı ne demektir?

Dış ticaret açığı bir ülkenin toplam ihracatı ile toplam ithalatı arasındaki farktır. İzlenen kur ve teşvik politikaları dış ticaret açığını doğrudan etkiler. Açığın fazla olması ülke ekonomisinde enflasyondan devalüasyona kötü etkilere neden olabilir.

Guvernörler Kulübü nedir? Ne zaman ve ne amaçla kurulmuştur?

Guvernörler Kulübü, Orta Asya, Karadeniz ve Balkanlar’daki üye ülke merkez bankaları ile ikili ilişkileri geliştirmek, bankacılık ve mali alanlarda teknik işbirliği olanaklarını araştırmak, finans ve merkez bankacılığı konularında bilgi alış verişini, eğitim koordinasyonunu ve işbirliğini gerçekleştirmek üzere kurulan bir oluşumdur. İlk kez 1997 yılında TC Merkez Bankası’nın girişimleriyle gündeme gelen Guvernörler Kulübü fikri, 1 Mayıs 1999 tarihinde Türkiye dahil 14 üye merkez bankası başkanlarının imzaladıkları protokol ile hayata geçmiş ve resmi bir kimlik kazanmıştır. Kulübün üyesi olan ülkeler:

  • Arnavutluk
  • Azerbaycan
  • Bosna Hersek
  • Bulgaristan
  • Ermenistan
  • Gürcistan
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Makedonya
  • Moldova
  • Romanya
  • Rusya Federasyonu
  • Sırbistan
  • Karadağ
  • Tacikistan
  • Türkiye
  • Ukrayna
  • Yunanistan

Yukarıda sözü geçen amaçları gerçekleştirmek üzere üye ülke merkez bankaları yılda iki kez başkanlar düzeyinde toplanmakta ve bu toplantılarda üye ülkelerde uygulanan para politikaları ve karşılaşılan sorunlar tartışılmakta, istatistiki bilgi alış verişinde bulunulmaktadır. Ayrıca, yılda bir kez uzmanlar düzeyinde bir toplantı gerçekleştirilmektedir. Söz konusu uzmanlar toplantılarında, merkez bankacılığı, para ve kur politikaları, bankacılık, enflasyon hedeflemesi gibi konular tartışılmaktadır. 1998-2000 yılları arasında Kulüp Başkanlığını ve ev sahipliğini yürüten Merkez Bankası, 2001-2002 yılları için bu görevlerini Yunanistan’a devretmiştir. 2003-2004 yıllarında ise Romanya, 2005-2006 yıllarında ise Rusya Federasyonu Dönem Başkanlığı ve ev sahipliği görevini üstlenmiş ve bu bağlamda son olarak 2 Eylül 2006 tarihinde Irkutsk’ta Başkanlar düzeyinde bir toplantı düzenlenmiştir. 2007-2008 yılları için Dönem Başkanlığı ve ev sahipliği görevlerini Sırbistan devralmıştır. Sırbistan Merkez Bankası’nın ev sahipliğindeki ilk toplantının ise 2007 Mayıs ayı içerisinde Belgrad’da yapılması planlanmaktadır.

Vadeli işlem piyasalarında alınabilecek pozisyon türleri nelerdir?

Vadeli işlem piyasalarında alınan pozisyon türleri şunlardır:

1. Uzun Pozisyon
Vadeli işlem sözleşmesi satın alarak uzun pozisyon alan taraf, sözleşmenin vadesi geldiğinde sözleşmeye konu teşkil eden varlığı sözleşmede belirtilen fiyattan ve miktarda satın almak ya da parasal uzlaşmayı sağlamakla yükümlüdür.

2. Kısa Pozisyon
Vadeli işlem sözleşmesi satarak kısa pozisyon alan taraf, sözleşmenin vadesi geldiğinde sözleşmeye konu teşkil eden varlığı sözleşmede belirtilen fiyat ve miktarda satmak ya da parasal uzlaşmayı sağlamakla yükümlüdür.

Uzun veya kısa pozisyon sahibi olan taraflar pozisyonlarını kapatmak istediklerinde, kısa pozisyon sahibi iseler aynı sözleşmede alım, uzun pozisyon sahibi iseler aynı sözleşmede satım yaparak sahip oldukları pozisyonu kapatabilirler.

Teknik Analiz Nedir?

Teknik analiz, gelecekteki fiyat hareketlerini tahmin etmek amacıyla, fiyat grafiklerinin yardımıyla geçmişteki piyasa hareketlerinin incelenmesidir. Teknik analiz için iki önemli bilgi kaynağı fiyat ve işlem hacmidir. Teknik analizin temeli Dow Teorisi’ne dayanır. Teknik analiz üç varsayıma dayanır:

  • Piyasa her şeyi değerlendirir.
  • Piyasadaki fiyatlar trendlerle hareket eder.
  • Geçmiş kendini yineler.

Rassal Yürüyüş Kuramı (Random Walk Theory) nedir?

Rassal Yürüyüş Kuramı, fiyat değişikliklerinin “seri olarak bağımsız” olduğunu ve fiyatın, gelecekteki fiyatın yönü için güvenilir bir gösterge olmadığını savunur. Diğer bir deyişle, fiyat hareketi tamamen raslantısaldır.Bu nedenle önceden tahmin yapılamaz. Kuram akademisyenler tarafından geliştirilmiştir.

Kuram ilk olarak, 1964 yılında Paul H. Cootner tarafından yazılan “The Random Character of Stock Market Prices” isimli kitapta tanıtılmıştır. Rassal Yürüyüş Kuramı, fiyatların kendi gerçek değerleri etrafında rastlantısal olarak salındığını savunan “etkin piyasa hipotezi”ne dayanır. Kuram aynı zamanda, “piyasayı bozabilecek” herhangi bir girişime karşı izlenecek en iyi piyasa stratejisinin “al ve tut” olduğunu savunur.

Dow Teorisi nedir?

Modern teknik analizin atası olarak nitelendirilen Charles Dow‘un ölümünden sonra, The Wall Street Journal gazetesinde 1900 – 1902 yılları arasında yayınlanan makalelerinden derlenerek ortaya çıkarılan Dow Teorisi, teknik analiz yöntemlerinin en eskisi ve hakkında en çok araştırma yayını yapılmış olanıdır.

Teorinin amacı, hisse senedi piyasasının yönünü (trendini), genel iş dünyasının gidişatı ile ilişkilendirmek, kısa vadeli fiyat hareketlerini gözardı ederek hisse senedi piyasasının genel yönünü tahmin etmeye çalışmak ve bu yolla belirlenen trendin doğru zamanda doğru tarafında yer alabilmektir.

Dow, hisse senedi fiyatlarının rassal olarak oluşmadığını ve hisse senedi fiyatlarının 3 farklı dönemsel trend tarafından etkilendiği hipotezini ortaya atmıştır.

Dow teorisinin temeli, hisse senedi piyasasının yönünü, genel iş dünyasının gidişatı ile ilişkilendirmek, kısa vadeli fiyat hareketlerini gözardı ederek hisse senedi piyasasının genel yönünü tahmin etmeye çalışmak ve bu sayede belirlenen trend ile doğru zamanda doğru pozisyonlar alabilmektir.

Hazine Açığı (Fiscal deficit) nedir?

Hazine açığı (fiscal deficit) bütçenin uygulanışı sırasında kamu hizmetlerinin karşılanması için hazineden yapılan giderlerin elde edilen kamu gelirlerini aşması durumudur. Diğer bir deyişle, kamu gelir ve giderleri arasında ortaya çıkan kısa dönemli uyumsuzluktur. Hazine açıklarının kapatılması için ya Merkez bankasından kısa vadeli borçlanma yollarına başvurulur ya da hazine bonosu, devlet tahvili gibi devlet iç borçlanma senetleri ihraç edilir.

Forex konusundaki yazılarımı ve analizlerimi ya da yorumlarımı sitenizde yayımlar mısınız?

Evet…Okuyucularımızın nitelikli makale, analiz ya da yorumlarını yayımlamak isteriz. Bu konuda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Ben Forex’ten anlamıyorum. Benim paramı yönetir misiniz?

Hayır. UzmanForex hiçbir şekilde para yönetimi yapmaz. Para yönetimi yapmaya yetkili firmaların SPK tarafından yetkilendirilmiş olması gereklidir. Bu konuda dikkatli olmalısınız ve çalıştığınız firmanın yasal statüsünü iyi araştırmalı ve değerlendirmelisiniz.

MQL4 Eğitimini kim veriyor?

MQL4 eğitimi, programlama dilleri eğitimi konusunda en az 15 yıl deneyim sahibi uzman eğitimciler tarafından verilmektedir. Eğitmenlerimiz, bu eğitimin dışında C ve Sistem Programcıları Derneği’nde (www.csystem.org) ileri yazılım eğitimleri de vermektedir.

Benim bir stratejim var. MetaTrader platformunda bu stratejiyi kullanabilmek için bir Uzman Danışman yazdırmak istiyorum. Sizden bu konuda hizmet alabilir miyim?

Evet..Şirketimizin ana etkinlik alanlarından biri de Forex piyasaları için mekanik sistemlerin kodlanmasıdır. Yalnızca MetaTrader platformu için değil tüm platformlar için API düzeyinde programlama desteği için şirketimizden ticari hizmetler alabilirsiniz…

Kurslarınıza katılırsam Forex’te para kazanacağımı garanti ediyor musunuz?

Tabi ki hayır! Böyle bir güvence vermek hiçbir kurum için mümkün değildir. Ancak kursumuza katılan tüm öğrecilerimize ilkeli, yüksek nitelikli bir eğitim güvencesini veriyoruz. Şüphesiz, iyi eğitim alan bir yatırımcının Forex piyasalarında başarı oranı, eğitim almadan önceki dönemine göre daha yüksek olacaktır.

Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruş’ta yer alan “Yeni” ibareleri ne zaman kaldırılacaktır?

5083 sayılı Kanun’un 1.maddesinin ikinci fıkrası ile Bakanlar Kurulu, Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruş’ta yer alan “Yeni” ibarelerini kaldırmaya ve uygulamaya ilişkin esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır. Bu konuda, 4 Nisan 2007 tarih ve 2007/11963 sayılı “Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruş’ta Yer alan ”Yeni İbarelerinin Kaldırılmasına ve Uygulama Esaslarına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı” 5 Mayıs 2007 tarih ve 26513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruş’ta yer alan “Yeni” ibareleri 1.1.2009 tarihinde kaldırılacaktır.

Türk Lirasından 2005 yılında altı sıfır atılmıştır. Bu operasyon için ne gibi koşulların oluşması beklenmiştir?

Banknot küpür değerlerinin yüksek olması, yüksek enflasyon olgusunun bir sonucudur. Bu nedenle paradan sıfır atıldıktan sonra yeniden üst küpürlü banknot ihracı ve nihayet paradan yeniden sıfır atılması ihtiyacının kısa bir süre sonra ortaya çıkmaması için enflasyonun kabul edilebilir bir düzeyde istikrar kazandığı bir dönemin seçilmesi uygun olmaktadır.

EtiCanlar: ,

Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?





Telif Hakları Saklıdır 2010 ©